20160719

10.KÜRESEL GÜÇ ( SERBEST PİYASA MADDESİ NEDİR )

10) SERBEST PİYASA Bilindiği gibi Neoliberalizm’in başta gelen tezlerinden biri şudur: Bugünün sanayileşmiş ülkeleri serbest piyasa politikalarını benimsedikleri, bu politikalara bağlı kaldıkları için büyüyüp zenginleşmişlerdir. Devlet müdahaleciliği daima başarısızlığa mahkûmdur. Bu tez tarihen doğru değildir. Çünkü bugünün sanayileşmiş ülkeleri serbest dış ticaretle ve serbest finans hareketleriyle zenginleşmemişlerdir, özellikle ilk sanayileşme atılımları sırasında yoğun devlet müdahalelerine başvurmuşlardır. Günümüzde ve her zaman, çıkarları her gerektirdiğinde ekonomiye müdahaleden geri durmazlar, durmayacaklardır. Gerçek bu olmasına rağmen, Türkiye ve birçok Çevre ülkesi kendilerine emperyalist ülkeler (daha doğrusu dev küresel şirketler) ve yerli destekçileri tarafından dayatılan serbest rekabet yalanının kurbanı olmuşlar, olmaya da devam ediyorlar. Bugün ABD gibi emperyalist devletlerle Avrupa Birliği gibi oluşumlar, bunların “lokomotif” üyeleri, yalnız “Merit Stratejisi”ne değil, aynı zamanda çifte standart uygulamasına da başvurmuş oluyorlar. Az gelişmiş ülkelere liberalizmi dayatırken, kendileri sıkıştıkları her defasında müdahaleci politikalara geri dönebilmektedir. Türkiye de ne yazık ki söz konusu uygulamanın kurbanlarından biridir. Türkiye Cumhuriyeti iki temel üzerinde yükselir: Tam Bağımsızlık veMilli Egemenlik... Emperyalizmin bütün saldırıları bu temellere yöneliktir. Silahlarını bu amaçla kullanır. Önce Bağımsızlığı yok etmeye çalışır. Bağımsızlık elden gittikçe, Milli Egemenlik de zayıflamaya başlar. Milli Egemenlik olmayınca Millî İrade felç olur. Millet hiçbir arzusunu, emelini, kararını uygulamaya koyamaz, gerçekleştiremez; yabancı güçlerle yerli işbirlikçilerin tutsağı haline gelir, bütün kaynaklarıyla sürekli sömürülür. 1938 yılından sonra ne yazık ki Türkiye’nin başına gelen budur.